ramazan's profiledalga_dalga_59@hotmail.c...BlogGuestbookNetwork Tools Help

Feed

The owner hasn't specified a feed for this module yet.
There are no categories in use.

Custom HTML

 
ZİYARETÇİ SAYISI..web tracker

Custom HTML

Custom HTML

No content has been added yet.

Custom HTML

Custom HTML

BİN YILDA BİR GELİR BARIŞ GİBİSİ  

Custom HTML

MY  

Custom HTML

Myspace Text - http://www.mytextgraphics.com

Custom HTML

'o'an  

Custom HTML

             Myspace Stuff            

Custom HTML

 
Get a scroller sign at http://www.glitteryourway.com!
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
betüL btLwrote:

ALYANS NEDEN 4. PARMAĞA TAKILIR

Bunun, Çinliler'in anlattığı çok güzel ve inandırıcı bir açıklaması var...
Başparmak, anne-babanızı,
İşaret parmağı, kardeşlerinizi,
Orta parmak, sizi,
Dördüncü parmak (yani yüzük parmağı), hayat arkadaşınızı,
Ve serçe parmak, çocuklarınızı temsil eder.

alyans evlilik yüzüğü altın yüzük nişan yüzüğü
İlk önce avuçlarınızı birbirine bakacak şekilde açın. Orta
parmakları bükün ve sırt sırta birleştirin. Daha sonra kalan dört
parmağınızı da şekildeki gibi açıp, uç uca getirin.


Şimdi, anne babanızı temsil eden başparmaklarınızı ayırmaya çalışın... Açılacaktır, çünkü anne babanız sizinle birlikte ömür boyu yaşamayacaktır. Er ya da geç onlardan ayrılmak zorundasınız.

Baş parmaklarınızı önceki gibi birleştirip, kardeşlerinizi temsil eden işaret parmaklarınızı ayırın. Onlar da ayrılacaktır, çünkü kardeşleriniz kendi ailelerini kurup, ayrı bir hayat seçer.

İşaret parmaklarınızı birleştirip, çocuklarınızı temsil eden serçe parmaklarınızı ayırın. Onlar da ayrılıcak, çünkü çocuklar da evlenir ve bir gün kendi hayatlarını kurar.

Son olarak serçe parmaklarınızı birleştirip, eşlerinizi temsil eden yüzük parmaklarınızı ayırmaya çalışın. Ayıramadığınızı görünce şaşıracaksınız. Çünkü karı-kocalar hayat boyu bir arada yaşarlar...

4. parmağı ayırdığınız vakit çok canınız yanıyor...
hayırlı günler
July 22
betüL btLwrote:

 

 
 

 

 

 

 

 
 
GİTME DEMİYORSAM

Öyle bir halin vardı giderken
Sanki gitme desem kalacak gibi
Gözlerinde başka bir hüzün vardı
Baksan baktığın yer yanacak gibi

Nasıl bir boyun eğmekti seninki
Tutmasan isyanlar çıkacak gibi
Sessiz bir çığlıktı dilindeki
Haykırsan dünyayı yıkacak gibi

Öyle bir çıkış çıktınki kapıdan
Bedenimden canım çıkacak gibi
Halinde bir çocuğun masumiyeti
Yüzün hep aklımda kalacak gibi

Gönül mevsimim hazan oldu yar
Baharda güllerim solacak gibi
Ömrümden bir ömür gitti bu gün
Saçıma beyazlar yağacak gibi

Bu sevda burada bitecek sanma
Hasretlik bizide yakacak gibi
Sen git sevdiğim ardına bakma
Gözümdeki yaşlar akacak gibi

Hasretine dayanamaz bu canım
Ömür tez vakitde bitecek gibi
Ben davacı olmasanda mahşerde
Yüreğim yakanı tutacak gibi

Gitme demiyorsam sanma gururdan
Kalbim diz çöküp el açacak gibi
Gidişin benim dünyamın sonu
Kalsan kıyametler kopacak gibi

hayırlı günler

July 13
betüL btLwrote:
 
 
BURAYA KADAR

Nedir bu çalımın nedir bu tafran
Senin değerin benim verdiğim kadar
Güzelliğinden midir yoksa bu havan
Güzelliğin benim gördüğüm kadar

Yar dedimse içimde yarasın diye
Gülüm dedim benimle açasın diye
Canan dedim canıma bu kastın niye
Kudretin seni sevdiğim kadar

Nedir bu kibirin bu mağrurluğun
Yok mu sanıyorsun benim gururum
Seni değilsede gönlü çeker vururum
Vaden yüreğimde durduğun kadar

Tamam çok özelsin başkasın öyle
Bir tebessümün bedel bir ömre
İyi de bu kadar şımarman niye
Senin nazın benim çektiğim kadar

Sanma dünya etrafında dönüyor
Her güzelin miyadı bir gün doluyor
Çok yaşayanda sonunda ölüyor
Hayatın sevilip sevdiğin kadar

Et ezanı cefanı sende gönlünce
Her çileye razıdır garip sevince
Lakin işin içine ihanet girince
Şairim bu sevda buraya kadar
hayırlı günler
July 7
betüL btLwrote:
 
Ne hayaller kurdu bak nice canlar,
Nice padisahlar, nice sultanlar
Mademki yolcuyuz saraylar hanlar
Ha senin ha benim ne fark ederki

Akibet belli iken bu telas niye
Su kisa ömürden kim almis paye
Iki metre kefen en son sermaye
Ha senin ha benim ne fark ederki

Dünyanın geçici ve aldatıcı lezzetlerine kapılıp,
Ahireti unutanlardan eyleme bizleri yâ Rab...
HAYIRLI CUMALAR
July 3
betüL btLwrote:

Hiç büyümemek aslında
Çocuk aklıyla yaşayabilmek hayatı
Hür kalabilmek kırkında bile
İstediğini giyebilmek ellere aldırmadan
Otuz beşinde sevebilmek hala bir pamuk şekeri
Ağzın yüzün yapışarak yiyebilmek
Delice sallanabilmek salıncakta otuzunda
Göklerde süzülürken çığlık çığlığa bağırabilmek
Hayatı yarınsız yaşamak çocuk misali
Her anından mutluluk çıkarabilmek
Ağlayabilmek avazın çıktığınca
Bakışlara inat kahkahalarla gülebilmek
Sevebilmek saf ve temiz
Karşılık nedir bilmeden yüreğini açabilmek
Tek sitem etmeden ölebilmek sessizce
Sadece iyi ki de yaşadım diyebilmek

Elinde aslında hala çocuk kalabilmek
Hayatı onlar kadar sevebilmek
Sarılmak içindeki afacana
Yıllara meydan okurcasına onu koruyabilmek
Hiç büyümemek aslında..
Küçük bir çocuk tadında yaşayabilmek…

Apr. 13
8/1/2008

ŞİİR


          Besbelli
 
Besbelli ölümüm sabahleyindir
İlk ışık korkuyla girerken camdan,
Uzan, baş ucumda perdeyi indir,
Mum olduğu gibi kalsın akşamdan.
Sonra koş terlikle haber vermeye,
"Kiracım bu sabah can verdi" diye,
Üç beş kişi duysun ve belediye
Beni kaldırmaya gelsin, odamdan.
Evden çıkar çıkmaz omuzda tabut,
Sen de eller gibi adımı unut,
Kapımı birkaç gün için açık tut,
Eşyam bakakalsın diye arkamdan

               Ahmet Kutsi Tecer 
3/23/2008

ŞİİR

 


    Ümit
 
Evet de
Bütün marifetlerimi göstereyim sana
Gör, bir kilo rakı nasıl içilirmiş
Nasıl şiir yazılırmış aç karnına
Nasıl yaşanırmış
Nasıl sevişilirmiş
Öğren
Sana bin yıl yaşatayım bir günde
Önce evet de ümitleneyim
İstersen sonra hayır de.
              
               1955
               Ümit Yaşar Oğuzcan

 

 

Birgün Seni Sevdiğimi Anlarsın

Uykuların kaçar geceleri
Bir türlü sabah olmayı bilmez
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
Onun unutamadığın hayali
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın aslında herşeyin boş olduğunu
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için
Vurursun başını soğuk taş duvarlara
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
Niçin yaratıldığını
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini
Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın
Dolar gözlerin için burkulur
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın sevilen dudakların
Sevilen gözlerin erişilmezliğini
O hiç beklenmeyen saat geldi mi
Düşer saçların önüne ama bembeyaz
Uzanır gökyüzüne ellerin
Ama çaresiz, ama yorgun, ama bitkin
Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın hayal kurmayı
Beklemeyi
Ümit etmeyi
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
Lanet edersin yaşadığına
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden
Bir gün seni sevdiğimi anlarsın


                                 Ümit Yaşar Oğuzcan  

 

   


          Dilenci
 
Sen hergün köşebaşlarında
Yırtık urbanla kirli ellerinle
Avuç açan, sefil insan.
İnan yok farkımız birbirimizden
Sen belki tüm yaşamınca dilenecek;
Beklediğin beş kuruşu biri vermezse
Ötekinden isteyeceksin.
Ama ben tüm yaşamım boyunca
Tek bir kez dilendim
Bir acımasız kalbin sevdası ile alevlendim.
Öylesine boş öylesine açık kaldı ki elim,
Yemin ettim bir daha dilenmeyeceğim.

                                              Victor Hugo

 

 

       Gönül Dostu

 
Ormanlarda yuvasını yitiren
Bir kuş görsem, sen gelirsin aklıma.
Beni alıp uzaklara götüren
Bir düş görsem, sen gelirsin aklıma.
 
Gönlüm viranedir yıkılmış, yanmış
Hayâl mermerinde hatıram donmuş
Asırlar öncesi duvara konmuş
Bir taş görsem, sen gelirsin aklıma.
 
Toprakta ağacın her hâli güzel
Gölgesi, meyvesi, hem dalı güzel
Nerede ne zaman faydalı, güzel
Bir iş görsem, sen gelirsin aklıma.
 
Açılmış çiçektir her gülen dudak
Kılıfta tomurcuk zor gülen dudak
Bir dostluk bakışı, bir gülen dudak
Bir diş görsem, sen gelirsin aklıma.
 
Yüreğinde deli taylar eşinen
Gam ilinden dert iline taşınan
Altmış yıl yaşayıp, bin yıl düşünen
Bir baş görsem, sen gelirsin aklıma.

                           Abdurrahim Karakoç  

 

 
               Küçüğüm

Tertemiz sevgine kurban olurum
Karşılık veremem affet küçüğüm
Yabani otlara bağban olurum
Tomurcuk deremem affet küçüğüm
                                   
Sevimli esmerim, karamsın ama
En güzel derdimsin, yaramsın ama
Yine de sen bana haramsın ama
Elimi süremem affet küçüğüm
                      
Seninle geceler sabahtır bana
Belki de bu sevgi bir ahtır bana
Korkarım en büyük günahtır bana
Kanına giremem affet küçüğüm
                      
Saçını okşayıp tararım belki
Bir buse kondurup sararım belki
Sesini özler de ararım belki
Kimseye soramam affet küçüğüm
                      
Sen benim adıma desen de cani
Mecburum koymaya bu aşka mani
Kokunu çalmaya kıyamam yani
Kalbini kıramam affet küçüğüm
                        
Bu kavak yelleri ilk göz ağrısı
Bir genç kız kalbinin aşka çağrısı
Sevmek çok güzel de işin doğrusu
Ben sana yaramam affet küçüğüm

Kapılıp gitsem de coşkun sellere
Düşürmek istemem seni dillere
Evlenip gidersin bir gün ellere
Belki ben göremem affet küçüğüm

                      Muammer Baydere 

 

 ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİR'İ

GÖZLERİN GÖZLERİME DEYİNCE
FELAKETİM OLURDU AĞLARDIM
BENİ SEVMİYORDUN BİLİRDİM
BİR SEVDİĞİN VARDI DUYARDIM
ÇÖP GİBİ BİR OĞLAN İP İNCE
HAYIRSIZ BİRİYDİ FİKRİMCE
NE VAKİT KARŞIMDA GÖRSEM
ÖLDÜRECEĞİMDEN KORKARDIM
FELAKETİM OLURDU AĞLARDIM.

NE VAKİT MAÇKADAN GEÇSEM
LİMANDA HEP GEMİLER OLURDU
AĞAÇLAR KUŞ GİBİ GÜLERD
BİR RÜZGAR AKLIMI ALIRDI
SESİZCE BİR CİGARA YAKARDIM
PARMAKLARIMIN UCUNU YAKARDIN
ÜŞÜRDÜM İÇİM ÜRPERİRDİ
FELAKETİM OLURDU AĞLARDIM.

AKŞAMLAR BİR ROMAN GİBİ BİTERDİ
JEZABEL KAN İÇİNDE YATARDI
LİMANDAN BİR GEMİ GİDERDİ
SEN KALKIP ONA GİDERDİN
BENZİN MUM GİBİ GİDERDİN
SABAHA KADAR KALIRDIN
HAYIRSIZ BİRİYDİ FİKRİMCE
GÜLDÜMÜ CENAZEYE BENZERDİ
HELE SENİ KOLLARINA ALDIMI
FELAKETİM OLURDU AĞLARDIM.
     
                              ATTİLA İLHAN

 

2/2/2008

ŞİİR

 


                         İNSAN OĞLU
I.
           NE TUHAFTIR ŞU İNSANLAR
           KİMİ ZİNCİRLER İÇİNDE HÜR
           KİMİ ESİR OLMAKTAN BAHTİYAR
           KİMİ DE BENİM GİBİ BİN BİR ŞEYİ DÜŞÜNÜR


           NE TUHAFTIR ŞU İNSANLAR
           KİMİNİ YEL ALIR, SU GÖTÜRÜR
           KİMİNİN ÇİLESİ SÜRER MEZARA KADAR
           KİMİ DE GÜNÜNÜ GÜN ETMEYİ DÜŞÜNÜR

II.
           İNSAN İNSANIN KADRİNİ BİLMEZMİŞ MEĞER
           ANLAŞILAMADI GİTTİ MISRALARIM
           ÇÜNKÜ ; İNSANLAR BENİM HALİME GÜLER
           BENSE ONLAR İÇİN AĞLARIM

           İNSAN İNSANIN KADRİNİ BİLMEZMİŞ MEĞER
           BİRİMİZ GÜLSEK, AĞLIYOR ONUMUZ
           BİZDEN KARA DEĞİLMİ GECELER
           BARİ KARANLIK OLMASAYDI SONUMUZ

III.
           NİCE İNSANLAR GÖRDÜMKİ BEN
           DUDAKLARINDA EN ATEŞLİ TÜRKÜLER
           BARIŞ İÇİNDE YAŞAMAYI BİLMEDEN
           BİR SAVAŞ MEYDANINDA ÖLDÜLER

           NİCE İNSANLAR GÖRDÜM Kİ BEN
           DUDAKLARINDA EN BAYAĞI ŞARKILAR
           VE GÖZLERİNDE İHTİRAS IŞIĞI EKSİLMEDEN
           BİRER İLAH GİBİ YAŞADILAR

IV.
          YARABBİ, ADALETİN BU MU
          KUŞ UÇAR, YILAN SÜRÜNÜR
          DÜŞÜNMEK İSTEMEM FANİ OLDUĞUMU
          VERDİĞİN NİMETLERE ŞÜKÜR

          YARABBİ, ADALETİN BU MU
          YAŞAYAN YAŞAR, ÖLEN TOPRAĞA GÖMÜLÜR
          VE HAYAT SADECE BİR ARZUMU
          BİZİ KORKUTAN ÖLÜM MÜDÜR ?

V.
         SÖYLEYİN EY ÇİZGİDEN HAYALLER
         ARTIK İHTİYAR OLDUĞUMUZ GERÇEKMİ ?
         KAYBOLAN O GAMSIZ SAAT LER
         HİÇ GERİ GELMEYECEK Mİ ?

         SÖYLEYİN EY ÇİZGİDEN HAYALLER
         İN MİSİNİZ, CİN MİSİNİZ
         YA SİZ, EY EŞSİZ FAZİLETLER
         FAZİLET OLDUĞUNUZA EMİN MİSİNİZ ?

                                                                      ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

 

 


            Beni De Çağır

Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen beni de çağır
Sabrı, kanaati bal niyetine
Ekmeğe dürersen beni de çağır.

Bazen iki dünya sığar içime
Bazen iki güneş doğar içime
Bazen gam yağmuru yağar içime
Sen beni ararsan beni de çağır.

Dostların var ise divanelerden
Gözyaşın aktıysa minarelerden
Binlerce senelik viranelerden
Birşeyler sorarsan beni de çağır.

Ezelin ezelden öncesi vardı
Yine sonsuzluktur sonsuzun ardı
Zaman yumağına bizi kim sardı
Aklını yorarsan beni de çağır.

Dışarda göz yanar, içerde yürek
Taahhüt ehline tahammül gerek
Mazlum yarasına merhem diyerek
Gözyaşı sürersen beni de çağır.


                      Abdurrahim Karakoç  

 

 

 

 

 

 

 


Karınca

ulan karınca
46'ncı kata nasıl çıktın
merdivenle mi
asansöre mi bindin?

ulan insan
kendini beğenmiş şaşkın
demek senin yaptığını
yapabildiğime şaştın
bahse girer misin her işte
karıncadan üstün olduğuna?

insan oğlu güldü
sonra 46'ncı katın
pencerelerinden birini açtılar
ikisi birden atladılar

insancık torba kağıdı gibi
patlayıverdi kaldırımda kan revan
karıncaya gelince acelesi yoktu
o daha 42'nci katın önündeydi.


                             Bedri Rahmi Eyüboğlu  

 

 

 
             ÇİÇEKLE KONUŞMAK

ARTIK NE PENCEREM VAR SENİ KOYACAK
NE MASAM
SEVGİLİM DE YOK BU ŞEHİRDE
ÇİÇEK SENİ ALIP NE YAPAYIM

                                             CAHİT KÜLEBİ

 

 


                  Rübai XVII

Dünyada ne var, kendine dert eyleyecek
Bir gün gelecek ki can bedenden gidecek
Zümrüt çayır üstünde, sefa sür iki gün ...
Zira senin üstünde de otlar bitecek .


                                    Ömer Hayyam 

 

 


                 Anahtar

Konuşmak susmanın kokusudur.
Ya sus git, ya konuş gel, ortalarda kalma.
Yalan korkaklığın tortusudur.
Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.


                                   Özdemir Asaf  

     

 

 

 

 

 

 

 

 

   
Crazyprofile.com

1/10/2008

ŞİİR


           Dalga mı Geçtin

Peşimde dolaşıp yalvaran kimdi
Gülmeyi unutup sen gamı seçtin
“Seni hiç sevmedim” diyorsun şimdi
Sözde sen benimle dalga mı geçtin

Şu gönül kapımı vurup dururken
Her gece bir hayal kurup dururken
Bela mı istedin durup dururken
Sözde sen benimle dalga mı geçtin

Kırılan ben miyim ben mi döküldüm
Ağlatan sen misin ben mi üzüldüm
Bir bilsen haline ne kadar güldüm
Sözde sen benimle dalga mı geçtin

Sevdiğin çok senin sevenin var mı
Kendine hiç saygın güvenin var mı
“Haklısın güzelim” diyenin var mı
Sözde sen benimle dalga mı geçtin

Ateşle oynadın küllere düştün
Zavallı olup da dillere düştün
İnan ki çok komik hallere düştün
Sözde sen benimle dalga mı geçtin

Birazcık insafa geleyim bari
Bu aşkın uğruna öleyim bari
Boşuna gitmesin güleyim bari
Sözde sen benimle dalga mı geçtin
 
                              Muammer Baydere
 


           GÜN OLUR

Gün olur alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.

Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.

Hele martılar, hele martılar,
Herbir tüylerinde ayrı telaş!..

Gün olur, başıma kadar mavi;
Gün olur, başıma kadar güneş
Gün olur, deli gibi...


                     Orhan Veli Kanık  

 


            Dalga

Ne kağıt yeter ne kalem,
Mesut sanmam için kendimi
Ne takayım, ne tekneyim.
Öyle bir yerde olmalıyım,
Öyle bir yerde olmalıyım ki,
Ne karpuz kabuğu gibi,
Ne ışık, ne sis, ne buğu gibi...
İnsan gibi.


                  Orhan Veli Kanık 

 

12/31/2007

ŞİİR

 

          Mezarlık

Dün akşam gün batmadan,
Yaşlı ölülerin arasına
Bir küçük misafir geldi.
Çocuk bahçesinde kovası kalmış,
Kumların üstünde küçük küreği.
Besbelli çok yorgun, hemen uyudu.
Doğruldu yerinden yaşlı bir ölü
Örttü örtüsünü;
Madem ki burda annesi yok,
Bu küçük kız bize emanet.
İlerde yatan başka bir ölü
Yavaşça seslendi:
Başındaki kurdelâyı çözüp katlayın
Ütüsü bozulmasın.


                   Baki Süha Ediboğlu  

 


      Böyle Bir Sevmek

ne kadınlar sevdim zaten yoktular
yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
azıcık okşasam sanki çocuktular
bıraksam korkudan gözleri sislenir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir

hayır sanmayın ki beni unuttular
hala arasıra mektupları gelir
gerçek değildiler birer umuttular
eski bir şarkı belki bir şiir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir

yalnızlıklarımda elimden tuttular
uzak fısıltıları içimi ürpertir
sanki gökyüzünde bir buluttular
nereye kayboldular şimdi kimbilir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir.


                                 Attilâ İlhan 

 


             SEN MEVSİMİ

NE ZAMAN GÖZLRİMİ KAPATSAM
SEN MEVSİMİDİR
BEN
SEN İSİMLİ BİR COĞRAFYAYA GİDERİM
VE
SEN İSİMLİ COĞRAFYANIN
SEN İSİMLİ  İKLİMLERİNDE
SEN YAĞARIM
SEN ESERİM
SEN DONARIM
SEN YANARIM, SEN YANARIM

SEN İSİMLİ İKLİMLERDE
SEM İSİMLİ BİR ÇİÇEK OLUR
SEN AÇAR, SEN KOKARIM
                           
SEN İSİMLİ AYNALARDIR GÖZLERİM
BEN KENDİME SEN OLUR
SEN BAKARIM, SEN BAKARIM

NE ZAMAN GÖZLERİMİ KAPATSAM
SEN MEVSİMİDİR
BEN
SEN İSİMLİ BİR COĞRAFYADA YAŞARIM
SEN İSİMLİ COĞRAFYANIN
SEN İSİMLİ İKLİMİNDE
HEM SENİN İÇİNDE
HEM SENDEN YOKSUN
SANA AĞITLAR YAKARIM
BİR DAMLA GÖZ YAŞI İNER
YANAK YAYLALARIMA
VE
SEN İSİMLİ BİR GÜNEŞ AÇAR
SEN TÜTERİM, SEN TÜTERİM
SEN TÜTERİM.

                                                                          
                                      SULTAN YÜRÜK


   

 


          Gençken

Niçin ölümden bahsediyorsun
Bu sevda nerden esti
Şairler yazmadan önce
Kimse ölümü sevmezdi
Sen onlara bakma
Geldin gidiyorsun
Kimin var seni düşünür
Bu yol deli dolu yürünür
Yakındır iki büklüm
Ararsın gençliğini
Elinde fırsat varken
Beğen beğendiğini!

                    Mart 1943
                    Behçet Necatigil 

 

 


               ÖLÜRSEM

ÖLÜRSEM MEZARIMIN TAŞI OLMASIN
BU DÜNYADA BİR YERİ YOKTU DESİNLER
KİMSENİN GÖZLERİNE YAŞLAR DOLMASIN
ZATEN BU ÖMÜR ONA ÇOKTU DESİNLER
          
ÖLÜRSEM BENİ DOSTLAR ÖLDÜRDÜ BİLİN
AĞLAMAYIN PEŞİMDEN DOSTLARIM, GÜLÜN
GELMESİN CENAZEME BİR ALLAH KULUN
YOKTU KİMİ KİMSESİ, TEKTİ DEYİN
 
HER ALLAHIN GÜNÜNDE ACI ÇEKERİM
KADERİN ZULÜMÜNE BOYUN BÜKERİM
AZRAİLİN ÖNÜNE KENDİM ÇIKARIM
ÖLÜMDEN KORKUSU YOKTU DESİNLER
 
KAPATIN TOPRAĞIMI, ÖRTÜN ÜSTÜMÜ
GÖRMEK İSTEMİYORUM BİR TEK DOSTUMU
İŞTE BÜTÜN DÜNYAYA ÇEKTİM RESTİMİ
ÖLÜRKENDE KAFASI DİKTİ DESİNLER.


                                       MEHMET  DEMİR

 

 


GEL SENİNLE RESİM YAPALIM

GEL SENİNLE RESİM YAPALIM
BİR YÜZ ÇİZELİM İNCE
KÜÇÜK NEZLELİ BİR BURUN
VE GÖZLER ZEYTİN İRİLİĞİNDE

SONRA BİR GELİNCİK, İNCE BİR BOYUN
SOYULMUŞ BADEMDEN DAHA AK BİR TEN
ÖYLE BİR YÜZ Kİ SEHER VAKTİ
MUTLULUK ESTİRSİN GÜNEŞ DOĞARKEN

VE SAÇLARI ÇİZELİM, BULUTLAR
TÜRKÜLER, MASALLAR GİBİ
HEPSİNİN ÜSTÜNE SONRA
KOCAMAN BİR İNSAN YÜREĞİ

ÖYLE BİR YÜREK Kİ SEVGİYLE
ARKADAŞLIKLA, MUTLULUKLA DOLSUN
İSTERSE ONDAN SONRA
BÜTÜN ŞAİRLER ÖLSÜN.

                              CAHİT KÜLEBİ